Ana Sayfa / Blog / Basın Bülteni Rehberi
Basın bülteni nedir, nasıl olmalıdır?
Basın bülteni, kurumun haber değeri taşıyan bir gelişmeyi kendi ağzından duyurduğu açık metindir. Reklam değildir. İyi bülten kim, ne yaptı ve sonucu ilk paragrafta söyler; gerisi ayrıntıdır.
Bu rehberi Basın Bültenleri hazırladı. Anlatılanlar, bir bültenin bu sitede nasıl durduğuna dayanır: başlık kesilmez, girişi kurum yazar, yazar alanı duyuruyu yapan kurumdur.
Basın bülteni, bir kurumun haber değeri taşıyan bir gelişmeyi kendi ağzından, herkese açık bir metinle duyurmasıdır. Gazeteci bu metni kaynak alır; haberi isterse kendi cümlesiyle yeniden yazar. Bülten, o haberin yerine geçen bir ilan değildir.
Basın bülteni nedir?
Basın bülteni, kurumun o gün olan şeyi kayıt altına aldığı resmi duyurudur. Yeni bir tesis, bir atama, bir ortaklık, bir araştırma sonucu ya da bir ödül bu metnin konusu olabilir. Konu, kurumun dışındaki birinin de “bu beni ilgilendirir” diyebileceği bir olgudur. Kurumun kendisini sevdirmek istemesi tek başına konu değildir.
Metin kamuya açıktır. Bir gazeteciye özel not ile herkese açık sayfa aynı şey değildir. Açık sayfa, duyurunun kalıcı kopyasıdır. Gazeteci onu haber yapmasa da okur, tarih ve kaynağıyla birlikte o adreste bulur.
Aynı işe basın açıklaması ya da basın bildirisi de denir. Ad değişir, görev değişmez: olanı, olduğundan büyük göstermeden yazmak. Video da bu duyurunun eki olabilir. Videonun kendisi, kim ne yaptı sorusunun yazılı cevabının yerine geçmez.
Reklamdan ve haberden farkı nedir?
Reklam, bir yer satın alıp ürünü över. Bülten, bir olayı anlatır ve başkası onu haber yapıp yapmamaya karar verir. Haber ise gazetecinin metnidir. Bülten, o haberin ham maddesidir. İkisini aynı sayfada karıştırmak, okurun kaynağı ayırt etmesini zorlaştırır.
Bu yüzden bültenin dili sadedir. “Sektörün lideri”, “devrim niteliğinde”, “kaçırılmayacak fırsat” bir olay anlatmaz. “Üç ildeki depo aynı gün hizmete girdi” bir olay anlatır. Övgü gerekiyorsa, bunu söyleyen kişinin adı ve göreviyle bir alıntıya bırakın. Anlatıcı sesi övgü kurmaz.
Bir bülten nasıl olmalıdır?
Tek sayfayı aşmayan bir metin, çoğu duyuru için yeter. Uzunluk kuralı değildir; yabancı bir okurun sıkılmadan bitirebileceği ölçüdür. Parçalar sabittir, sıra da öyledir:
- Duyuruyu yapan kurum bellidir.
- Başlık, olayın kendisidir.
- Yer ve tarih yazılır.
- İlk paragraf kim, ne yaptı ve sonucu söyler.
- Gövde yalnızca gerekli ayrıntıyı ekler.
- Bir kişi, kendi göreviyle, olaya ait bir cümle söyler.
- Kurumun kısa tanımı ve basın iletişimi en sonda durur.
İlk paragrafı atlayan okur, gerisini de atlar. Fiyat listesini ve kurum tarihini buraya koyarsanız, okur o paragrafı da atlar. Geri kalan sırayı bülteni yazarken kurun: etki, alıntı, gerekli ayrıntı, en sonda iletişim. Başlığı ve ilk cümleyi de kesmeden, başlık ve giriş kurallarıyla yazın.
Bu sitede bir bülten nasıl durur?
Yayınlanan bültenin başlığı, kurumun yazdığı başlıktır ve ortadan kesilmez. Hemen altındaki cümle, kurumun kendi girişidir. Yazar alanı, duyuruyu yapan kurumun adıdır ve o kurumun sayfasına gider. Basın Bültenleri sayfanın yayıncısıdır. Duyurunun sahibi değildir.
Aynı başlığı taşıyan ikinci adres açılmaz. Kopya, asıl adrese yönlenir. Gazeteci kurumu, kurumun kendi sayfasından izler.
Sitede yayınlanmış 16 bültenin 14'ünde giriş 20 kelimenin altında. 40 ile 60 kelimeye varan giriş yok. Bu sayı sektörün geneli değil. 23 Ekim 2024 ile 6 Ocak 2026 arasındaki arşivin tamamı. Ayrıntı arşivdeki girişlerde.
Hangi gelişmeler bülten olur?
Eşik şudur: kurumun dışında bir insan bu bilgiyle bir kararını, işini ya da haberini değiştirebilir mi? Değiştirebiliyorsa konu vardır. Tipik başlıklar şunlardır: hizmete giren bir yer, göreve gelen bir kişi, açıklanan bir yatırım, kurulan bir iş birliği, yayımlanan bir rapor, alınan bir ödül, geri çağrılan bir ürün. Ürün broşürünün sıfatlarla yeniden yazılması bu listeye girmez.
Her kurum her hafta bülten çıkarmaz. Anlatacak olgu yokken yazılan metin, sonraki gerçek duyurunun da okunmadan geçmesine yol açar. Gazeteci, okurun kararını değiştirmeyen duyuruyu eler. Bu yüzden her basın bülteni haber olmaz.
Kimlerin ihtiyacı vardır?
Somut bir gelişmesi olan şirket, kamu kurumu, üniversite, sivil yapı ve meslek örgütü bülten yayınlar. Ajans, bunu müşterisinin adına yazar; duyurunun sahibi yine müşteridir. Bir kişi ancak kamuyu ilgilendiren bir göreve, bir esere ya da bir bulguya sahipse kendi adına yazar. Günlük ticari teklif, kişi duyurusu değildir.
İhtiyaç, “medyada görünmek” cümlesinden önce “kayda geçecek bir olgu var mı” sorusuyla anlaşılır. Olgu varsa iki iş vardır. Metni herkese açık sayfada tutmak yayındır. O adresin ilgili gazeteciye gitmesi dağıtımdır. İkisi aynı ücret ve aynı sonuç değildir.
Online yayın neyi değiştirir?
Basılı gazete bir sonraki günü beklerdi. Açık bir sayfa, metin onaylandığı anda durur ve kurumun basın odasında kalır. Gazeteci ister o gün haber yapsın, ister üç ay sonra arşivden okusun. Sayfanın adresi değişmez. Aynı duyurunun ikinci bir kopyası açılmaz.
Bu sayfa bir sıralama sözü vermez. Arama kutusu, kesilmemiş başlığı ve sizin yazdığınız girişi okur. Sayfa da kurumun basın odasında kalır. Taranması, üst sırada çıkacağı anlamına gelmez.